Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Soru Kur'an-ı Kerim Mushafının Baskısında Bir Sorun Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?

Öğrenen Müslüman Çevrimdışı

Öğrenen Müslüman

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun Aleykum

Fotoğraflarını göndermiş olduğum Kur'an-ı Kerim mushafı ve mealini kullanmamda bir sakınca var mı? Eğer bir mushaf veya meal sıkıntılıysa nasıl anlarım?
IMG_20240119_232751.jpg
IMG_20240119_232802.jpg
IMG_20240119_232813.jpg
IMG_20240119_232825.jpg
 
مكنون Çevrimdışı

مكنون

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Ve aleykümselam ve rahmetullah.

Mushaf tasdikten geçip mühür almış o yüzden sıkıntı olmaz. Okunulur. Meal meselesine gelince mealin uygun olup olmadığını anlamak ilim ehlinin işi hazırlayan kişilerin nasıl manalar verdiğine bakmak gerekiyor. Arapça ilmi Arap dilini ve belagatını bilmek bu yüzden gerekli oluyor.
 
Öğrenen Müslüman Çevrimdışı

Öğrenen Müslüman

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Ve aleykümselam ve rahmetullah.

Mushaf tasdikten geçip mühür almış o yüzden sıkıntı olmaz. Okunulur. Meal meselesine gelince mealin uygun olup olmadığını anlamak ilim ehlinin işi hazırlayan kişilerin nasıl manalar verdiğine bakmak gerekiyor. Arapça ilmi Arap dilini ve belagatını bilmek bu yüzden gerekli oluyor.
Tevhid meali ile bu meali biri önermişti sanırım Ehli Hadis önermişti.
 
مكنون Çevrimdışı

مكنون

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Çoğu diyanetin hocası ve komisyon olduğu için kendi şahsi görüşlerini dine uygun olmayan görüşleri varsa bunları meala yansıtmaları çok düşük bir ihtimaldir. Bir de diyanetin mealleri sade oluyor. Kişi kendisi hazırlasa çok tuhaf yorumlar verebiliyorlar.
 
مراد Çevrimdışı

مراد

Üye
İslam-TR Üyesi
Hayrettin Karaman'ın Bazı Bozuk Fikirleri:

H.KARAMAN’IN POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN: ‘Bütün insanların Müslüman olmaları’ dinin, Kur’ân’ın hedefi değildir.” (Polemik Değil Diyalog, s. 41);

“Müslümanların çoğu ‘Peygamberin, bütün din sâliklerini İslâm’a çağırdığına’ inanırlar” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Peygamberimiz ‘Yahudiler mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor, ‘Hıristiyanlar mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Diyaloğun hedefi, tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı” (Polemik Değil Diyalog, s. 36);

“Kur’ân-ı Kerîm’de Ehl-i Kitab’la ilgili devamlı vurgulanan şey; Allah’a iman, âhirete iman ve amel-i salihdir. Kur’ân birçok âyette bunu söylüyor; yani ‘Peygambere iman edin’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 37);
POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN SONRA GELEN AÇIKLAMALARI:
“Hangi itikadda (din inancında) olanların, eninde sonunda cennete girebilecekleri” konusunun adı “necat meselesi”dir. “Necat ve İslam’ın, Müslüman olmayanlara yönelik çağrısı” hakkında, “Polemik Değil Diyalog” isimli kitapta yer alan konuşmamda söylediklerime itirazlar var. Bunlardan birini bir yazımda ele almıştım, bu yazıda konuya devam ediyorum.

Evet ben diyorum ki:

1. İslam düşüncesinde “Şirk koşmadan Allah’a, şüphesiz olarak ahirete iman eden ve salih amel işleyenlerin, Müslüman olmasalar da cennete girebileceklerini” kabul eden bir yorum vardır.

2. Bu yorumu benimseyenlere göre Peygamberimiz (Kur’an, İslam) Ehl-i kitabı, mutlaka ve tek seçenek olarak Müslüman olmaya çağırmıyor; a) Müslüman olmaya, b) Müslüman olmayı kabul etmezlerse (Musevi, İsevî… olmayı terk etmek istemezlerse) şirksiz olarak Allah’a, şeksiz olarak ahrete iman etmeye ve salih amele c) Her ikisini de kabul etmeyenleri belli şartlarla barışa veya teslim olup teb’a olarak yaşamaya (zimmî olmaya) davet ediyor. d) İslam’ı ve barışı kabul etmeyip Müslümanların yurtlarına ve dinlerine saldıranlarla da savaşıyor.

Sözü edilen konuşmamda (s. 35) bu konuda şunları söylemişim:

Ali Bulaç: Peki hocam, bir Hıristiyan Peygamberimiz için ne demelidir?

H. Karaman: İyi bir insan, iyi bir Müslüman ve Peygamber olduğuna da inanmalıdır. Biz üç dinin mensupları şuna inanmalıyız; Hz. İsa Allah’tan vahiy almıştır, Hz. Musa, Allah’tan vahiy almıştır. Hz. Muhammed de Allah’tan vahiy almıştır. Buna inanmak durumundayız.

İ. Üzüm: Peki ama hocam, Hıristiyanlar niye inanacaklar ki? İnandıkları takdirde Müslüman olmazlar mı?

H. Karaman: Hayır, Müslüman olmazlar.

İ. Üzüm: Olmaz ama bir gevşeme, bir kopma…

H. Karaman: …Bir Hıristıyan veya Musevi, “Hz. Muhammed’in de Allah’dan vahiy aldığına inanıyorum,” der. Sonra “bu peygember (Hz. Muhammed) benden ne istiyor,” sorusunu sorar. Yani, “Ben bir Museviyim ya da Îseviyim, dinimi bırakıp şu ana kadar inandığım ve yaşadığım şeylerden tevbe edip Müslüman olmamı mı bekliyor? Yoksa başka bir beklentisi mi vardır?” Ben diyorum ki, İslâm ulemâsı içinde, Kur’an-ı Kerim’e bakarak Peygamberimizin beklentisinin bundan ibaret olduğuna inanlar var. Peygamberimiz “Yahudi mutlaka Müslüman olsun!” demiyor, “Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun!” demiyor. Diyor ki; “Yahudiler ve Hıristiyanlar tek Allah’a inansınlar, ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında da bulunan iyiliklere göre yaşasınlar, (yani bizim amel-i salih dediğimiz şeyler) beni de sahtekârlıkla, yalancılıkla itham etmesinler. Getirdiğim kitabı da şuradan buradan çalıntı olduğunu söylemesinler.” Dolayısıyla “Bu takdirde onlar da cennete giderler” demiş oluyor. Bu inançta olanlar var mı? Var. Bu inançta olmayanlar var mı? Onlar da var… İşte sizin adına diyalog dediğiniz şey bu zaten. Hep şunu söylüyorum; diyalog, “tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı.” Böyle bir hedef olamaz zaten. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Ama diyalog, duvarları kaldırıp, birbirimizi görmemizi sağlayabilir…
 
مكنون Çevrimdışı

مكنون

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Hayrettin Karaman'ın Bazı Bozuk Fikirleri:

H.KARAMAN’IN POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN: ‘Bütün insanların Müslüman olmaları’ dinin, Kur’ân’ın hedefi değildir.” (Polemik Değil Diyalog, s. 41);

“Müslümanların çoğu ‘Peygamberin, bütün din sâliklerini İslâm’a çağırdığına’ inanırlar” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Peygamberimiz ‘Yahudiler mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor, ‘Hıristiyanlar mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Diyaloğun hedefi, tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı” (Polemik Değil Diyalog, s. 36);

“Kur’ân-ı Kerîm’de Ehl-i Kitab’la ilgili devamlı vurgulanan şey; Allah’a iman, âhirete iman ve amel-i salihdir. Kur’ân birçok âyette bunu söylüyor; yani ‘Peygambere iman edin’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 37);
POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN SONRA GELEN AÇIKLAMALARI:
“Hangi itikadda (din inancında) olanların, eninde sonunda cennete girebilecekleri” konusunun adı “necat meselesi”dir. “Necat ve İslam’ın, Müslüman olmayanlara yönelik çağrısı” hakkında, “Polemik Değil Diyalog” isimli kitapta yer alan konuşmamda söylediklerime itirazlar var. Bunlardan birini bir yazımda ele almıştım, bu yazıda konuya devam ediyorum.

Evet ben diyorum ki:

1. İslam düşüncesinde “Şirk koşmadan Allah’a, şüphesiz olarak ahirete iman eden ve salih amel işleyenlerin, Müslüman olmasalar da cennete girebileceklerini” kabul eden bir yorum vardır.

2. Bu yorumu benimseyenlere göre Peygamberimiz (Kur’an, İslam) Ehl-i kitabı, mutlaka ve tek seçenek olarak Müslüman olmaya çağırmıyor; a) Müslüman olmaya, b) Müslüman olmayı kabul etmezlerse (Musevi, İsevî… olmayı terk etmek istemezlerse) şirksiz olarak Allah’a, şeksiz olarak ahrete iman etmeye ve salih amele c) Her ikisini de kabul etmeyenleri belli şartlarla barışa veya teslim olup teb’a olarak yaşamaya (zimmî olmaya) davet ediyor. d) İslam’ı ve barışı kabul etmeyip Müslümanların yurtlarına ve dinlerine saldıranlarla da savaşıyor.

Sözü edilen konuşmamda (s. 35) bu konuda şunları söylemişim:

Ali Bulaç: Peki hocam, bir Hıristiyan Peygamberimiz için ne demelidir?

H. Karaman: İyi bir insan, iyi bir Müslüman ve Peygamber olduğuna da inanmalıdır. Biz üç dinin mensupları şuna inanmalıyız; Hz. İsa Allah’tan vahiy almıştır, Hz. Musa, Allah’tan vahiy almıştır. Hz. Muhammed de Allah’tan vahiy almıştır. Buna inanmak durumundayız.

İ. Üzüm: Peki ama hocam, Hıristiyanlar niye inanacaklar ki? İnandıkları takdirde Müslüman olmazlar mı?

H. Karaman: Hayır, Müslüman olmazlar.

İ. Üzüm: Olmaz ama bir gevşeme, bir kopma…

H. Karaman: …Bir Hıristıyan veya Musevi, “Hz. Muhammed’in de Allah’dan vahiy aldığına inanıyorum,” der. Sonra “bu peygember (Hz. Muhammed) benden ne istiyor,” sorusunu sorar. Yani, “Ben bir Museviyim ya da Îseviyim, dinimi bırakıp şu ana kadar inandığım ve yaşadığım şeylerden tevbe edip Müslüman olmamı mı bekliyor? Yoksa başka bir beklentisi mi vardır?” Ben diyorum ki, İslâm ulemâsı içinde, Kur’an-ı Kerim’e bakarak Peygamberimizin beklentisinin bundan ibaret olduğuna inanlar var. Peygamberimiz “Yahudi mutlaka Müslüman olsun!” demiyor, “Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun!” demiyor. Diyor ki; “Yahudiler ve Hıristiyanlar tek Allah’a inansınlar, ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında da bulunan iyiliklere göre yaşasınlar, (yani bizim amel-i salih dediğimiz şeyler) beni de sahtekârlıkla, yalancılıkla itham etmesinler. Getirdiğim kitabı da şuradan buradan çalıntı olduğunu söylemesinler.” Dolayısıyla “Bu takdirde onlar da cennete giderler” demiş oluyor. Bu inançta olanlar var mı? Var. Bu inançta olmayanlar var mı? Onlar da var… İşte sizin adına diyalog dediğiniz şey bu zaten. Hep şunu söylüyorum; diyalog, “tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı.” Böyle bir hedef olamaz zaten. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Ama diyalog, duvarları kaldırıp, birbirimizi görmemizi sağlayabilir…
"İslâm ulemâsı içinde, Kur’an-ı Kerim’e bakarak Peygamberimizin beklentisinin bundan ibaret olduğuna inanlar var. Peygamberimiz “Yahudi mutlaka Müslüman olsun!” demiyor, “Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun!” demiyor. Diyor ki; “Yahudiler ve Hıristiyanlar tek Allah’a inansınlar, ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında da bulunan iyiliklere göre yaşasınlar." Hayrettin Karaman bunları söylemişte hangi İslâm ulemaları hangi delillere göre bu düşünceye varmış?
 
مكنون Çevrimdışı

مكنون

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Hayrettin Karaman'ın Bazı Bozuk Fikirleri:

H.KARAMAN’IN POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN: ‘Bütün insanların Müslüman olmaları’ dinin, Kur’ân’ın hedefi değildir.” (Polemik Değil Diyalog, s. 41);

“Müslümanların çoğu ‘Peygamberin, bütün din sâliklerini İslâm’a çağırdığına’ inanırlar” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Peygamberimiz ‘Yahudiler mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor, ‘Hıristiyanlar mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 35);

“Diyaloğun hedefi, tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı” (Polemik Değil Diyalog, s. 36);

“Kur’ân-ı Kerîm’de Ehl-i Kitab’la ilgili devamlı vurgulanan şey; Allah’a iman, âhirete iman ve amel-i salihdir. Kur’ân birçok âyette bunu söylüyor; yani ‘Peygambere iman edin’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 37);
POLEMİK DEĞİL DİYALOG KİTABINDAN SONRA GELEN AÇIKLAMALARI:
“Hangi itikadda (din inancında) olanların, eninde sonunda cennete girebilecekleri” konusunun adı “necat meselesi”dir. “Necat ve İslam’ın, Müslüman olmayanlara yönelik çağrısı” hakkında, “Polemik Değil Diyalog” isimli kitapta yer alan konuşmamda söylediklerime itirazlar var. Bunlardan birini bir yazımda ele almıştım, bu yazıda konuya devam ediyorum.

Evet ben diyorum ki:

1. İslam düşüncesinde “Şirk koşmadan Allah’a, şüphesiz olarak ahirete iman eden ve salih amel işleyenlerin, Müslüman olmasalar da cennete girebileceklerini” kabul eden bir yorum vardır.

2. Bu yorumu benimseyenlere göre Peygamberimiz (Kur’an, İslam) Ehl-i kitabı, mutlaka ve tek seçenek olarak Müslüman olmaya çağırmıyor; a) Müslüman olmaya, b) Müslüman olmayı kabul etmezlerse (Musevi, İsevî… olmayı terk etmek istemezlerse) şirksiz olarak Allah’a, şeksiz olarak ahrete iman etmeye ve salih amele c) Her ikisini de kabul etmeyenleri belli şartlarla barışa veya teslim olup teb’a olarak yaşamaya (zimmî olmaya) davet ediyor. d) İslam’ı ve barışı kabul etmeyip Müslümanların yurtlarına ve dinlerine saldıranlarla da savaşıyor.

Sözü edilen konuşmamda (s. 35) bu konuda şunları söylemişim:

Ali Bulaç: Peki hocam, bir Hıristiyan Peygamberimiz için ne demelidir?

H. Karaman: İyi bir insan, iyi bir Müslüman ve Peygamber olduğuna da inanmalıdır. Biz üç dinin mensupları şuna inanmalıyız; Hz. İsa Allah’tan vahiy almıştır, Hz. Musa, Allah’tan vahiy almıştır. Hz. Muhammed de Allah’tan vahiy almıştır. Buna inanmak durumundayız.

İ. Üzüm: Peki ama hocam, Hıristiyanlar niye inanacaklar ki? İnandıkları takdirde Müslüman olmazlar mı?

H. Karaman: Hayır, Müslüman olmazlar.

İ. Üzüm: Olmaz ama bir gevşeme, bir kopma…

H. Karaman: …Bir Hıristıyan veya Musevi, “Hz. Muhammed’in de Allah’dan vahiy aldığına inanıyorum,” der. Sonra “bu peygember (Hz. Muhammed) benden ne istiyor,” sorusunu sorar. Yani, “Ben bir Museviyim ya da Îseviyim, dinimi bırakıp şu ana kadar inandığım ve yaşadığım şeylerden tevbe edip Müslüman olmamı mı bekliyor? Yoksa başka bir beklentisi mi vardır?” Ben diyorum ki, İslâm ulemâsı içinde, Kur’an-ı Kerim’e bakarak Peygamberimizin beklentisinin bundan ibaret olduğuna inanlar var. Peygamberimiz “Yahudi mutlaka Müslüman olsun!” demiyor, “Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun!” demiyor. Diyor ki; “Yahudiler ve Hıristiyanlar tek Allah’a inansınlar, ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında da bulunan iyiliklere göre yaşasınlar, (yani bizim amel-i salih dediğimiz şeyler) beni de sahtekârlıkla, yalancılıkla itham etmesinler. Getirdiğim kitabı da şuradan buradan çalıntı olduğunu söylemesinler.” Dolayısıyla “Bu takdirde onlar da cennete giderler” demiş oluyor. Bu inançta olanlar var mı? Var. Bu inançta olmayanlar var mı? Onlar da var… İşte sizin adına diyalog dediğiniz şey bu zaten. Hep şunu söylüyorum; diyalog, “tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı.” Böyle bir hedef olamaz zaten. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Ama diyalog, duvarları kaldırıp, birbirimizi görmemizi sağlayabilir…
Bu sözleri akp - fetö yakınlaşması olduğu zaman fetöye göz kırpma niteliğinde sözler ben öyle algıladım. Şu anki düşüncelerini öğrenmek gerekiyor da ben ilahiyatçılari samimi bulmuyorum çoğu tağuti sistemin adamı olmuş.
 
أهل الحديث Çevrimdışı

أهل الحديث

لا إله إلا الله
Moderatör
Tevhid meali ile bu meali biri önermişti sanırım Ehli Hadis önermişti.
Kuranmeali diye bir site var. Pek çok meal var. Oradaki Diyanet Vakfı meali ile karşılaştırabilirsin. Eğer onun aynısıysa sıkıntı yok.
Tevhid mealinde ise parantezli açıklamalar biraz daha geniş ve daha açıklayıcı.
 
عبد الرحمن Çevrimdışı

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
"İslâm ulemâsı içinde, Kur’an-ı Kerim’e bakarak Peygamberimizin beklentisinin bundan ibaret olduğuna inanlar var. Peygamberimiz “Yahudi mutlaka Müslüman olsun!” demiyor, “Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun!” demiyor. Diyor ki; “Yahudiler ve Hıristiyanlar tek Allah’a inansınlar, ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında da bulunan iyiliklere göre yaşasınlar." Hayrettin Karaman bunları söylemişte hangi İslâm ulemaları hangi delillere göre bu düşünceye varmış?
Bu görüşü savunan kimse yok ehli tevhidden. Muhammedî şeriatın Arap, Acem, Yahudi Hristiyan tüm taifeleri bağladığı konusunda ulema müttefik. Hazreti Peygamber'in nebi olduğunu kabul edip de ona tabi olmayı reddedenlerin kafir haric anil mille olacağı bu sebeple açık.

Cahız tevil sahibi ehli kitabın ahirette mazur olduğunu söyler yalnızca, ancak mümin demez.

Bağdat'taki Karai Yahudilerine kimse mümin naci muamelesi yapmadı. Allah ve ahiret gününe iman icmali bir ifadedir. Resulullah'a tabi olmayanın Allah'a imanı nefydelir, bu kimse Allah'a inandım dese de kalbinde iman yoktur. İslamsız iman imansız islam olmaz.

Yalnız vahyin nüzul sürecinde emirlerin herkesi kapsamıyor olma durumu vardır. Medine'den uzak yaşayan ehli kitap yeni nazil olan emirlere henüz muhatap olmadığı için mükellef değillerdi. Ancak hitab yayıldıktan sonra teklif onları da kapsamıştır.
 
Son düzenleme:
Ummu Aişe Çevrimdışı

Ummu Aişe

حسبي الله ونعم الوكيل
Site Emektarı
Benim meallerde en çok dikkat ettiğim husus başlıca bu:


Arapça metninde açıkça "dua" kelimesi geçen ayetlerin meallerinde "dua" veya aynı manaya gelen "yalvarma" , "çağırma" kelimeleri yerine: "tapma" kelimesinin kullanılması. Bu ülke insanına "tapma" derseniz, akıllarına sadece bir putun karşısında secde edilmesi gelir. Dua etmek de tapmadır, evet, ama duanın tapma olduğunu bilmeyenler için doğruca tapma kelimesinin kullanılması, duada şirk konusunu algılamayı engelliyor.


Ek olarak da, "tağut" kelimesini "büyücü, kahin ve şeytanın ta kendisi" ile sınırlamak hatadır. Tağut özetle "haddi aşan" anlamını taşır ve "Allah'ın dininin sınırlarını değiştirmeye, aşmaya çalışan ve insanları buna davet eden kim veya kimler varsa" hepsine tağut denilir.

Bunların haricindeki meal hataları insana ciddi zarar verecek türde değil gibi geliyor bana, ama özellikle "şu hususa da dikkat edilmeli" diyen varsa, belirtirse herkes için çok güzel olur.
 
Salafiyyaaa Çevrimdışı

Salafiyyaaa

لا إله إلا الله
İslam-TR Üyesi
Tevhid meali ile bu meali biri önermişti sanırım Ehli Hadis önermişti.
Bence tevhid meali bir çok hususta daha iyi çoğu yayınevinin mealleri bende mevcut ve bazı bölümlerde kendi görüşlerini parantez içerisinden hemen ekleme yapıyorlar misal hicâb ayetinde el ve yüz hariç diye ekleme yapıyorlar ve avamdan çoğu okuyucu bunu ayetin kendisi sanıyor halbuki çeviri yapan kişinin kendi görüşü . Okuyacaksan bile bu hususlara dikkat etmen en mantıklısı ama imkanın olup tevhid meali alabiliyorsan almanı tavsiye ederim.
 
Öğrenen Müslüman Çevrimdışı

Öğrenen Müslüman

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Bence tevhid meali bir çok hususta daha iyi çoğu yayınevinin mealleri bende mevcut ve bazı bölümlerde kendi görüşlerini parantez içerisinden hemen ekleme yapıyorlar misal hicâb ayetinde el ve yüz hariç diye ekleme yapıyorlar ve avamdan çoğu okuyucu bunu ayetin kendisi sanıyor halbuki çeviri yapan kişinin kendi görüşü . Okuyacaksan bile bu hususlara dikkat etmen en mantıklısı ama imkanın olup tevhid meali alabiliyorsan almanı tavsiye ederim.
Tevhid mealinin uygulaması var. Telefondan okuyorum. Ama bana kağıttan okumak daha iyi geliyor. Baskıları şuan tükenmiş. Diyanet mealini de ya Camide ya da okulda dağıtmışlardı.

Bu arada tüm cevap yazıp yardım etmeye çalışan kardeşlerden Allah razı olsun.
 
Salafiyyaaa Çevrimdışı

Salafiyyaaa

لا إله إلا الله
İslam-TR Üyesi
Tevhid mealinin uygulaması var. Telefondan okuyorum. Ama bana kağıttan okumak daha iyi geliyor. Baskıları şuan tükenmiş. Diyanet mealini de ya Camide ya da okulda dağıtmışlardı.

Bu arada tüm cevap yazıp yardım etmeye çalışan kardeşlerden Allah razı olsun.
Allahümme amin ecmain
 
Üst Ana Sayfa Alt