Tağutun Manası, Şeyhu'l Islam Muhammed Bin Abdulvehhab (rahimehullah)

hasan b

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
TAĞUTUN MANASI


Şeyhulislam Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) diyor ki:[1]

Allah sana rahmet etsin bil ki; Yüce Allah'ın Ademoğluna ilk farz kıldığı şey tağutu inkar edip, Allah'a iman etmesidir. Bunun delili Allah (c.c) şu kavlidir:

{وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَسُولاً أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ}

"Andolsun ki biz her millete "Allah'a ibadet edin ve tağuttan sakının" diye (emretmeleri için) bir rasul gönderdik." (Nahl: 16/36)

Tağutu inkar etmek şöyle olmalıdır:

Allah'tan başkasına ibadet etmenin batıl olduğuna inanmalı ve Allah'tan başka ibadet edilenleri terk etmeli, onlara buğz etmeli, bunların taraftarlarını (şirk ehlini) tekfir etmeli ve onlara karşı düşmanlık beslemelidir.

Allah'a imana gelince o da şöyle olmalıdır:

İbadet edilecek yegane mabudun başkası değil sadece O olduğuna iman etmeli, ibadetin hangi çeşidi olursa olsun, tümünü sadece Allah için halisane olarak yerine getirip, O'nun dışında ilah olarak kabul edilenlere ibadeti reddetmelidir. İhlas (tevhid) ehlini sevmeli, onları dost edinmeli, aynı zamanda şirk ehline karşı buğz ve düşmanlık beslemelidir. İşte İbrahim (a.s)'in getirdiği din budur. Öyle ki kim bundan uzak durur, buna sırt çevirirse, o kendini aşağılamış olur.[2] Allah'ın şu ayette zikretmiş olduğu güzel örnek de budur:

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

{قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي إِبْرَاهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ إِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَآءُ مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ أَبَداً حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَحْدَهُ}

"İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Bir tek Allah'a inanmanıza kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir." (Mümtahine: 60/4)

Tağut: Genel (bir ifade)dir. her varlığa verilen genel isimdir. İster kendisine ibadet edilen bir mabud isterse de kendisine tabi olunan veyahut da Allah ve Rasulu’ne muhalif olarak itaat edilen birisi olsun; Allah'tan başka ibadet edilen ve kendisine ibadet edilmesine rıza gösteren herkes tağuttur.

Tağutlar çoktur. Ancak bunların önde gelenleri beş tanedir:

1 - İnsanları Allah'tan başkalarına ibadete çağıran şeytan.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

{أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَنْ لا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ}

"Ey Ademoğlu! Ben size, şeytana ibadet etmeyin, çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır, diye bildirmedim mi?" (Yasin: 36/60)


2 - Allah'ın hükümlerini değiştiren zalim idareciler.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

{أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُوا بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوا أَنْ يَكْفُرُوا بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلالاً بَعِيداً}

"Sana indirilene ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Reddetmeleri emrolunmuşken tağuta muhakeme olmak istiyorlar. Oysa ki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor." (Nisa: 4/60)


3 - Allah'ın indirdiklerinden başka hükümlerle hükmedenler.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

{وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ}

"Kim Allah'ın indirdiğiyle hüküm vermezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridirler." (Maide: 5/44)


4 – Allah’ın dışında Gaybı bildiğini iddia eden kişi.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

{عَالِمُ الْغَيْبِ فَلا يُظْهِرُ عَلَى غَيْبِهِ أَحَداً إِلَّا مَنِ ارْتَضَى مِنْ رَسُولٍ فَإِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ رَصَداً}

" Gaybı bilen Allah, gaybını kimseye açmaz. Ancak rasullerinden razı olduğu kimseler başka...Çünkü O, onun önüne ve arkasına izleyiciler (koruyucu melekler) dizer." (Cin: 72/26-27)

{وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لا يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلاَّ يَعْلَمُهَا وَلا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الأَرْضِ وَلا رَطْبٍ وَلا يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ}

"Gaybın anahtarları O'nun katındadır; O'ndan başka kimse O'nu bilemez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi bile bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." (En'am: 6/59)

5 – Allah’ın dışında kendisine ibadet edilen ve buna rıza gösteren.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

{وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّي إِلَهٌ مِنْ دُونِهِ فَذَلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذَلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ}

"Onlar içinde kim, ben Allah'tan başka bir ilahım derse, işte onu cehennemle cezalandırırız. Zulmedenlerin cezasını işte böyle veririz." (Enbiya: 21/29)

Şurası çok iyi bilinmelidir ki, bir kimse tağutu reddetmediği müddetçe Allah'a iman etmiş sayılmaz. Çünkü yüce Allah, bu hususta kitabında şöyle buyurmaktadır:

{فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى لا انْفِصَامَ لَهَا وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ}

"Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir." (Bakara: 2/256)

Yukarıda sunduğumuz ayetin baş kısmında şu ifadeler yer almaktadır:

"Artık rüşd ile ğayy birbirinden ayrılmıştır."

Rüşd: Muhammed (sav)'in dinidir.

Ğayy: Ebu Cehil'in dinidir.

Urvetu'l-vuska (sağlam kulp): Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah olmadığına şehadette bulunmaktır. "La ilahe illallah" kelimesi hem reddi, hem de ispatı içermektedir. Bu itibarla:

("La ilahe" yani ilah yoktur manasına gelen kısım) Allah'tan başka ibadet edilenleri reddetmek ve ve de (İllallah yani Allah hariç manasına gelen kısmı ise) her türlü ibadeti ortağı bulunmayan, bir olan Allah (c.c)'a yapmaktır.


[1] Ed-Durar'us Seniyye 1/162-163


[2] Yazar şu ayete atıf yapmaktadır: “Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O Salihlerdendir” (Bakara: 130)
 
E

Ebu & Dücane

Guest
Özellikle hem laik hem domokratik zihniyetle müslüman olduğunu düşünenler,heykellere tazimi,vatan sevgisini,liderlere mutlak itaatin dini inançlarını daha da kuvvetlendirdiğini düşünmektedirler.

Yokluk zamanlarında bile milyarlarca dolarla heykel ve resim endüstrisini ayakta tutanlar,bir heykel karşısında durmanın inançlarında bir değişiklik yapmadığını söylemektedir.

Onların çoğu, Allah'a ortak koşmaksızın O'na inanmazlar.(Yusuf/106)

Zaten o heykel put değildir ki karşılarına geçince inançlarında eksilme olsun.Tazimle heykelin hiç bir fayda görmeyeceğini zaten tazimeden de bilerek yapmaktadır.Put heykel değil sadece onun simgesidir.Simgeler putu hatırlatır.Asıl put kalpteki sevgi ve saygı,ümit ve korku ifadesidir.Bu sevgi ve saygı öyle bir hal alıyorki bir zaman sonra onun uğrunda kişiler canını,malını feda etmekten bile çekinilmeyecek bir ilah konumuna getiriyorlar.Bu kavramlar,artık insan hayatının kararlarında ve emir yasaklarla,ilahlaştıktan sonra bütün toplum hayatına düzenleyici toplum kuralları olarak sokulmaya başlanıyor ve kutsal bir imaja sokuluyor.Bu aşamadan sonra hayatın emir ve yasakları bu tağutlaşmış sevgi ve saygının simgeleri kavramları,ilke ve esasları üzerinden belirlenmeye başlıyor.Buna göre bugünkü tağutlar,hayatın genel kurallarını belirleyen,hükmünü veren,ilke ve esaslar ile bu esasları belirleyenler olmakta,demokrasi,laiklik,de bu kutsal ilke ve esaslara örnek olarak verilmektedir.Bunlar red edilmeden zaten islamın hüküm ve esaslarının hayata geçirilmesi mümkün değildir.Onları sevmek onlara tabi olmayı gerektirir.Bunları severek yapılan bir amel ise yapılan ibadetleri geçersiz kılar.Çünkü,amel şirk koşarak yapılmasıyla o yapılan amelin şirk koşarak ilahlaştırılan o puta dönme durumu ortaya çıkmaktadır.Bir taraftan islama girip diğer taraftan çıkmış olunmaktadır.

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.(Nisa/48)

Tağuttan kaçınılması için de gene uyarı yapılmaktadır.

"Andolsun ki biz her millete "Allah'a ibadet edin ve tağuttan sakının" diye (emretmeleri için) bir rasul gönderdik." (Nahl: 16/36)
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt