Soru : "Ramazanda Şeytanlar Bağlandığı Hadisine Rağmen, Bu Kadar Günahın Sebebi Nedir?"

Cevab:

Ebu Hurayra (r.anh)’dan rivâyetle Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
إِذَا جَاءَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ، وَصُفِّدَتِ الشَّيَاطِينُ
[ متفق عليه ]
’’Ramadan ay'ı girince , Cennetin (göklerin, rahmet) kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır.’’
(Buhari, Savm, 5 Bed'ul-halk, Bab 11, hadis no: 84; Muslim, Sıyâm 1, 2, 4, 5; Neseî, Sıyam, Bab 3, Hadis no: 2070, 2071, Bab 4, 2072 – 2081; 4,5)

Başka bir rivâyette Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:


إِذَا كَانَ أَوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ صُفِّدَتِ الشَّيَاطِينُ، وَمَرَدَةُ الجِنِّ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ، فَلَمْ يُفْتَحْ مِنْهَا بَابٌ، وَفُتِّحَتْ أَبْوَابُ الجَنَّةِ، فَلَمْ يُغْلَقْ مِنْهَا بَابٌ، وَيُنَادِي مُنَادٍ:
يَا بَاغِيَ الخَيْرِ أَقْبِلْ، وَيَا بَاغِيَ الشَّرِّ أَقْصِرْ، وَلِلَّهِ عُتَقَاءُ مِنَ النَّارِ،
وَذَلكَ كُلُّ لَيْلَةٍ
[ رواه الترمذي وابن ماجه وابن خزيمة وحسنه الألباني في صحيح الجامع ]
"Ramadan ayının ilk gecesi olduğu zaman şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır, onlardan hiçbirisi açılmaz. Cennet kapıları açılır ve onlardan hiçbirisi kapanmaz. Bir munâdi şöyle seslenir: "Ey hayırlı şeyler yapmak isteyen kimse! Bu isteğini yerine getir, hayırlı işleri yap. Ey kötü işler yapmak isteyen kimse! Bu isteğinden vazgeç. Allah, Ramadan ayında birçok insanı cehennemden azad eder. Bu durum Ramadan'ın her gecesinde devam eder."
(Ahmed bin Hanbel, Musned, 2/281, 401; 3/236; İbn Mâce, Sıyam, bab 2, Hadis no: 1642; Tirmizî, ve İbn-i Huzeyme rivâyet etmişler, Elbânî de, 'Sahihu'l-Câmi' hadis no: 759'da hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)

Hadis Sahihdir.

Rivâyetin ibn Mâce, Tirmizî, Nesai, Hâkim ve İbn-i Huzeyme’de geçen ifadesinde "Merede", inatçılar, direnenler, saldırganlar demektir. Bu ifadeyle, şeytanların en azgınları, ipe-sapa gelmezleri, gözü dönmüşleri kastedilmektedir. Evet, bu mubârak ayda, "merede-i şeyâtîn" zincire vurulmaktadır.

Tuhfe (Tuhfetu'l-Ahvezi, Ebu'l-Ula Muhammed Abdurrahman b. Abdurrahim El-Mubârakfuri) yazarı, bu hadîsin açıklaması bahsinde şöyle der:

مَرَدَةُ = Merede "Mârid"in çoğuludur. Mârid : Şer işlemeye kendini adayana denilir. Cinlerin mûridleri şeytanların bir türüdür.

Şeytanların zincirlere vurulmasındaki hikmet, oruçlulara vesvese etmemeleridir. Bunun bir belirtisi, Ramadan'dan önce günahlara dalmış olanların çoğunun Ramadan orucunu tutmaya başlar başlamaz, kötü alışkanlıklarını terk etmeleri ve Allah'a dönüş yapmalarıdır. Bâzılarında görülen, kötülük ve isyana devam etmelerine gelince; Bunun sebebi, şeytanların etkisinin, bunların içinde iyice kökleşmiş olmasıdır. Bâzı âlimlere göre şeytanlar zumresinin başkanı durumundaki İblis, zincire vurulmaz. Çünkü Âdem (Aleyhisselâm)'e secde etmekten imtina ettiği zaman ilâhî lanete mâruz kalınca Allah'tan kıyamete kadar mehil istemiş, Allah Teâlâ da bu isteği kabul etmiştir. Ramadan'da vuku bulan mâsiyetler. Onun vesvese ve aldatması ile meydana gelir.

Hadîsteki bağlama; sapıtma ve aldatma hususundaki şeytanların zâyıf düşürülmesinden kinaye olabilir.


El-Hâfız'ın, el-Fetih'te dediğine göre Kâdı Iyâd: Şeytanların zincirlere vurulmasının hakîki mânâsına göre olması muhtemeldir. Şeytanların zincirlere vuruluşu, onları mûminlere eziyet etmekten men etmek ve Ramadan ayının girişini ve yüce kıymetini meleklere bildirmektir. İkinci ihtimal, ilâhî mukâfatın çokluğuna ve şeytanların zincirlere vurulmuşcasına mûminleri günaha sokmalarının azlığına işarettir. Muslim'in rivâyetindeki; «Rahmet kapıları açılır.» ilâvesi, ikinci ihtimâli têyid eder, demiştir. Daha sonra şöyle der:

'Muhtemelen Cennet kapılarının açılması, Allah Teâlâ'nın kulları için açtığı ibâdetlerden ibarettir. Çünkü ibâdetler, Cennet'e girme sebebleridir. Cehennem kapılarının kapatılması da, sahiblerini Cehenneme sevk eden günahlara karşı soğuk davranmaktan ibârettir. Şeytanların zincirlere vurulması ise; onların, şehvetleri süslemekten ve sapıtmadan âciz bırakılmalarıdır.'

Ez-Zeyn bin el-Mûnir birinci ihtimâli tercih ederek: Hadîsi zahiri mânâsından başka bir mânâya tevil etmeyi gerektiren bir zarûret yoktur, demiştir.


El-Hâfız'ın dediğine göre; Kurtubi, hadîsin zahirine hamledilmesini tercih ettikten sonra:
'
Eğer denilse ki şeytanlar zincirlere vurulmuş olsaydı Ramadan'da günahların ve kötülüklerin işlenmemesi gerekirdi. Halbuki çok günah işlenir.

Buna şöyle cevab verilir:

Şeytanlar, şartları korunan ve âdabına riâyet edilen oruç ibâdetini lâyıkı vechiyle ifâ eden mûminlere karşı bağlanmış olur. Orucun şartlarına ve âdabına riâyet etmeyen oruçlulara karşı bağlı değildir. Yahud şeytanların bir kısmı bağlanır. Nitekim Tirmizi ve Nesâi'nin rivayetinde buna işaret vardır. Çünkü bu rivayetlerde; «Mârid = (Âsi) şeytanlar...» kaydı vardır. Şöyle de denilebilir; Şeytanların bağlanmasından maksad, Ramadan'da kötülüklerin azaltılmasıdır. Bu durum görülebilir. Çünkü hakîkatan Ramadan'da nisbeten kötülükler azalır. Şeytanların hepsinin bağlanmış olması, hiç bir günahın vuku bulmamasını gerektirmez. Çünkü kötü ruhlu kimseler, çirkin âdetler ve insanlardan olan şeytanlar da mûminleri günahlara sokarlar,' demiştir.


Ayrı suale Fethu’l Bâri’de şöyle cevab verilmiştir:
“Bunun anlamı; orucun şartlarını muhafaza eden ve âdâbını gözeten kimseden bu kötülüklerin ve günahların vukû bulması azalır.
Veya zincire vurulanlardan maksad; şeytanların hepsi değil de sadece azgın olanlarıdır.
Veyahud da bundan maksad; kötülük ve günahların bu ayda azalmasıdır. Nitekim bu, gözle görülen ve hissedilen bir durumdur. Çünkü bu ayda vukû bulan kötülük ve günahlar, diğer aylara oranla daha azdır. Ayrıca şeytanların hepsinin zincire vurulması, hiçbir kötülük ve günahın vukû bulmamasını gerektirmez. Zirâ kötülük ve günahların vukû bulmasının, şeytanların dışında başka sebebleri de vardır. Tıpkı kötü nefisler, çirkin âdetler ve insî şeytanlar gibi.”
(Fethu'l-Bârî", c: 4, sf: 145)


El-Mirkat'ta belirtildiği gibi günah işleyenlerin Ramadan'da tevbe etmeleri, ibâdete karşı gevşek davrananların Ramadan'da ibâdete sarılmaları, sâlih insanların Ramadan'da ibâdetlerini çoğaltmaları hadîsteki nida edicilerin etkisi ve Allah'ın rahmet bakışı ile olabilir. Bunun içindir ki küçükler dâhil, müslümanların ekserisinin oruç tuttuklarını görürsün. Hattâ namaz kılmayanların çoğunun Ramadan'da oruca başladıkları görülür. Halbuki oruç, namazdan daha zordur, ibâdete karşı gevşemeyi gerektiren vucut zayıflığına ve fazla uykuya yol açar. Bununla beraber mescidlerin Ramadan'da cemaatla ihya edildikleri görülür.

Hadîs, Allah Teâlâ'nın Ramadan ayında Cehennem'e mustehak olmuş olan kullarının bir kısmını Cehennem'den azâd ettiğine delâlet ediyor. Âzâd edilenlerin çokluğu başka rivayetlerden anlaşılıyor.


***

Suyuti, Kadı İyad’ın cehennem ve cennet kapıları ve şeytan ile ilgili bölümün mecaz veya hakiki olmaya ihtimal taşıdığına dair söylemi’ (Şerhu Sahih-i Muslim, Kadı İyad, İkmalu’l Mulim bi Fevaidi Muslim, tahkik. Dr. Yahya İsmail, c.4, sf: 5-6, 1.Baskı, Darul Vefa, 1998) olduğunu hatırlatır ve bunların sevab ve avfın çok olduğuna işaret olduğunu ekler. Yâni çok afv ve çok sevab içeren bir ay olduğundan cennet kapıları açıldı, denilmiştir; hakikatte ise cennetin kapıları açılmamıştır. Esasen bir diğer Buhari şârihi olan Ayni de cennetin kapılarının açılmasının hakiki mana olduğunu söylemiş ve bazılarının bu manayı mecaza yorup bundan kastın çok taat olduğunu ileri sürdüklerini ifade eder. (Ayni, Umdetu’l Kâri, c.10 ,sf: 380, Daru kutubil ilmiyye, 2001, 1.Baskı, Beyrut)

Bunun pek çok yönden izahı vardır ;

1- Şeytanların bağlanması herkes için değildir ; Adabına riayet eden ve şartlarına uygun olarak oruç tutan kişi içindir. Orucun şartlarını muhafaza etmeyen insanlar için şeytanın bağlanması farklı bir sonuç doğurmaz.

(Suyuti, Dibac, c.3, sf: 181-182, Daru İbn Affan, 1.Baskı,1996) Benzer yaklaşımları Buhari şarihi İbn Battal’dan da görmekteyiz; Ayni, Umdetu’l Kâri, c.10, sf: 386, Daru kutubil ilmiyye, 2001,1.Baskı, Beyrut; el-Tevzih li şerhi camii’s sahih, Siraceddin Ebi Hafs ömer b. Ali b. Ahmed el-Ensari el-Şafii, Darul felah, c.13, sf: 57, 1.Baskı, 2008, Vakıflar Bakanlığı-Katar)

2- Şeytan zincire vurulsa bile , tüm şerler/kötülükler/günahlar şeytandan ötürü meydana gelmez. Günah eylemlerinin farklı sebebleri de olabilmektedir. Bunlardan bazıları habis nefis, çirkin adetler ve insan cinsinden olan şeytanlardır.

(Suyuti, Dibac, c.3, sf: 181-182, Daru İbn Affan, 1. Baskı,1996; el-Tevzih li şerhi camii’s sahih, Siraceddin Ebi Hafs ömer b. Ali b. Ahmed el-Ensari el-Şafii, Darul felah, c.13, sf:57, 1.Baskı, 2008, Vakıflar Bakanlığı-Katar)

3- Şeytanların zincire vurulmasından maksad, çoğunun zincire vurulmasıdır. Şeytanların tamamı zincire vurulmamaktadır. Şubhesiz ki Ramadan ayında meydana gelen kötü eylemler, diğer aylarda meydana gelen kötü eylemlere kıyasen azdır.

(Suyuti, Dibac, c.3, sf:181-182, Daru İbn Affan, 1.Baskı, 1996; Ayni, Umdetu’l Kâri, c.10, sf:386, Daru kutubil ilmiyye, 2001, 1.Baskı, Beyrut; el-Tevzih li şerhi camii’s sahih,Siraceddin Ebi Hafs ömer b. Ali b.Ahmed el-Ensari el-Şafii,Darul felah, c.13, s.57, 1.Baskı, 2008, Vakıflar Bakanlığı-Katar)

4- Ramadan ayında afv çok olduğu için adeta şeytanlar bağlanmıştır. Yâni hakikatte bağlanmamıştır.

(Muvatta şerhi Munteka, Suleyman el-Baci, c.2, sf: 211)

5- Şeytanlar zincire vurulsa bile onlardan sadece bir sınıfı için geçerlidir. ’’Tüm şeytanlar zincirlenir’’ ibaresi hadiste geçmemekte ve bu mana anlaşılmamaktadır.

(Muvatta şerhi Munteka, Suleyman el-Baci, c.2, sf: 211)

Şeytanların zincirlere vurulması ile ilgili olarak Halimi şöyle demiştir:
“Onlar, Ramadanın gecelerinde zincire vurulur, gündüzleri ise zincirli değildirler. Ayrıca; burada kastedilen şeytanların, Allah katında tutulan kayıtları dinlemek çabasına giren şeytanlar olması ihtimal dahilindedir. Çünkü Kur’an’ın nazil olduğu zamanlarda bu şeytanların yükselip olan biteni dinlemeleri engellenmiştir. Ramadan’da ise bu korumayı daha da güçlendirmek için ayrıca zincirlere vurulurlar. Şeytanların zincirlere vurulması için şöyle bir ihtimalden de söz etmek mümkündür:

Şeytanlar Müslümanlara vesvese verme konusunda daha da sınırlandırılmışlardır. Bu açıdan diğer insanlara vesvese verme konusundaki serbestlik ve rahatlıkları Müslümanlar hakkında söz konusu değildir. Çünkü Müslümanlar şehevî arzuların belini kıran ve bu arzuları kökünden koparan oruç, Kur’an okuma ve Allah’ı zikretme gibi ibadetlerle kendilerini korumaktadırlar.

(İbn Hâcer, Fethu’l Bari, c.4, kitabu’s savm, sf: 114 ; Halimi’nin bu sözünü Allame Suyuti’nin Nesai şerhi’nde görmekteyiz. C.4, sf: 126, Matbuatu’l İslamiye,1986; ve Ayni’nin Umdetu’l Kari’sinde görmekteyiz. C.10, sf: 386, Daru kutubil ilmiyye, 2001, 1. Baskı, Beyrut)

cennet.jpg