Soru Aklıma Takılan İki Soruma Cevap Verir misiniz?

anonimadam

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamınaleyküm
ilk öncelikle hayırlı günler. Aklıma takılan çok soru oldu sizinle paylaşmak istedim.

İlk öncelikle ben namaz kılmayı çok istiyorum, ama Allah'ı hep kötü durumlarda hatırlıyorum yani her durumda anmıyorum. Kafamda da soru işaretleri oluşuyor zaten kılsam kabul olunmaz, Allah'ı hep kötü günde hatırlıyorum iyi günde anmıyorum şükretmiyorum gibisinden.

İkinci olarakta çok fazla istimna (mast.) yapıyorum yavaş yavaş azalttım ama hep tövbe ediyorum yemin edip ama yine de yapıyorum. Bu durumun bir sakıncası var mı?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Bu soruyu bir forumda daha sordum ama cevap veren kimse olmadı lütfen yardım edin.
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Aleyküm selam ve rahmetullah
-Sen namaz kılmaya başla kardeşim, zamanla inşallah her vakit kılacaksındır. Şeytanın vesveselerine kulak asma.
-Sakıncası var tabi, günah işliyorsun. Bundan tez vakitte vazgeçme çalış.


 

Ummetbilinci

Üye
İslam-TR Üyesi
Selamınaleyküm
ilk öncelikle hayırlı günler. Aklıma takılan çok soru oldu sizinle paylaşmak istedim.

İlk öncelikle ben namaz kılmayı çok istiyorum, ama Allah'ı hep kötü durumlarda hatırlıyorum yani her durumda anmıyorum. Kafamda da soru işaretleri oluşuyor zaten kılsam kabul olunmaz, Allah'ı hep kötü günde hatırlıyorum iyi günde anmıyorum şükretmiyorum gibisinden.

İkinci olarakta çok fazla istimna (mast.) yapıyorum yavaş yavaş azalttım ama hep tövbe ediyorum yemin edip ama yine de yapıyorum. Bu durumun bir sakıncası var mı?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Bu soruyu bir forumda daha sordum ama cevap veren kimse olmadı lütfen yardım edin.
بسم الله الرحمن الرحيم
لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

89 . (Niyet ve kasıt olmaksızın ağız alışkanlığı olarak yaptığınız) lağv yeminlerinizden ötürü Allah sizi sorumlu tutmaz. Fakat (niyet ve kasıtla kalplerinizde) bağladığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. (Geçerli olan yeminlerinizi bozarsanız) onun kefareti, ailenize yedirdiğiniz orta yollu yiyeceklerle on yoksulu doyurmanız ya da giydirmeniz veya köle azat etmenizdir. Kim de bulamazsa üç gün oruç tutsun. Bu, yemin ettiğinizde (bozduğunuz) yeminlerinizin kefaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz! Şükredesiniz diye Allah ayetlerini size açıklıyor. (5/Mâide, 89)
 

Ahıskalı

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
İkinci olarakta çok fazla istimna (mast.) yapıyorum yavaş yavaş azalttım ama hep tövbe ediyorum yemin edip ama yine de yapıyorum. Bu durumun bir sakıncası var mı?
ilk sorun tamamen vesveseyle alakalı bunu geçiyorum. istimna ruh sağlığı için her kötülüğün başı, ruhu ifsad eder, bedeni yorar ve zayıflatır ayrıca zihni bulandırır, unutkanlıga sebeb olur. bu konuda tıb sana ancak psikaytr aracılıgı ile cevap verir. şehvetli oldugunu söylersen şehvetini kesecek ilaçlar yazarlar. rahat edersin. imam ahmed vucuttan atılan fazlalık gibi mubah oldugunu söyledigine dair bir rivayet olsada yapılmaması elzemdir.
 

anonimadam

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Aleyküm selam ve rahmetullah
-Sen namaz kılmaya başla kardeşim, zamanla inşallah her vakit kılacaksındır. Şeytanın vesveselerine kulak asma.
-Sakıncası var tabi, günah işliyorsun. Bundan tez vakitte vazgeçme çalış.


ilk sorun tamamen vesveseyle alakalı bunu geçiyorum. istimna ruh sağlığı için her kötülüğün başı, ruhu ifsad eder, bedeni yorar ve zayıflatır ayrıca zihni bulandırır, unutkanlıga sebeb olur. bu konuda tıb sana ancak psikaytr aracılıgı ile cevap verir. şehvetli oldugunu söylersen şehvetini kesecek ilaçlar yazarlar. rahat edersin. imam ahmed vucuttan atılan fazlalık gibi mubah oldugunu söyledigine dair bir rivayet olsada yapılmaması elzemdir.
Teşekkür ederim, peki Allah'ı iyi durumlarda nasıl hatırlayabilirim? Örnek olarak yemek yediğimde besmele getirip bitirdikten sonra şükür etmek gibi, sağlıma şükür etmek gibi vb.
 

Ahıskalı

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ اللّهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْأَرُونَ
Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O'na yalvarırsınız.
ayetini ezberleyebilirsin. Allahın nimetlerini saysak bitiremeyiz ayette geçtiği gibi. Her türlü iyiliği Allah'tan bil. Ayette geçiyor ki;

مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِؗ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَؕ
(Ey insan!) Sana iyilikten (ve güzellikten yana) her ne gelip isabet ederse (o) Allah’tandır; kötülükten (bela ve musibetten) de sana her ne gelip dokunur ise, o da nefsinin (hatası)dır.
son olarak bir dua var onu okursan inşallah şükredenlerden olursun; bu dua senin için bir kolaylık. darda kaldığın zaman okursun

29592


Rasulullah ص buyuruyor ki; ''Kim sabahladıgında;
Allahım benimle sabahlayan her bir nimet sendendir. Birsin ve ortağın yoktur. Hamd sana aittir ve Şükür sana aittir.
derse günün şükrünü eda etmiş olur. Aynısını da akşam okursa(benimle akşamlayan olarak değişçek) gecenin şükrünü eda etmiş olur.''
(Nevevi isnadına ceyyid demiştir)
 

VOYAGER

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
@anonimadam, size cevaplarım şunlardır:

(1) Allahu Ekber yâni "tekbir" cümlesi Onun yüceliğini belirtir. Ayrıca "Mülk Allah'ındır" ilkesini düşünürseniz Onun mülkünden çıkamayacağınızı da anlarsınız, yâni O yarattığı için buradasınız ve sizi hayatta tuttuğu için Ona muhtaçsınız. O halde kendisine ibadet edilmeye layık olan tek varlık Odur. Ona ibadet etmek, en azından edebe binaen gereklidir. İnsanları ve Cinleri ancak Onu tanımaları ve Ona ibadet etmeleri için yarattığını bildirdiğine göre, Ona ibadet edenlerle etmeyenler eşit olamaz! İşte ibadet etmek bu yüzden de gereklidir.

(2) Öncelikle yaptığınız yanlış bir fiili açıkça itiraf etmeniz yanlıştır, çünkü okuyan herkesi şâhit tutmuş oldunuz! Kendinizden bahsetmeden "bir kişinin/bir kimsenin" şeklinde gerçekten "anonim" bir ifade kullanmış olsaydınız çok çok akıllıca olmaz mıydı? Bahsettiğiniz fiil gerçekten hem sakıncalı hem de gereksiz ve nâhoş bir fiildir. Evvela, en azından mekruh olduğu söylenebilir ve belki tahrimen mekruh bile sayılabilir. Fakat konunun temeline inilirse, neden akla ve dolayısıyla dine ters olduğu daha iyi anlaşılır:

İnsan vücudunun yaşaması için solunum, beslenme, sindirim, dolaşım, boşaltım ve uyku fiillerini gerçekleştirmesi gereklidir. Ayrıca istemsiz olarak yani otomatik olarak çalışan görme, işitme, koku alma, tat alma ve dokunma duyuları, onun yaşarken bazı hareket ve eylemleri gerçekleştirebilmesi için gereklidir.

Allah, insanları melekler gibi cinsiyetsiz yaratmamıştır. Özellikle yani tasarlayarak iki cins insan yaratmıştır. Erkek ve kadın cinsiyet rolleri ve anatomileri ile aralarındaki etkileşimin nasıl ve ne şekilde olacağını en ayrıntılı bir şekilde tasarlamıştır. Eğer insanlar, erkek ve kadın cinsleri şeklinde iki farklı cins olsaydı insan medeniyeti nasıl olurdu sorusunun cevabı işte şu an içinde bulunduğumuz hayatın ta kendisidir. İçinde bulunduğumuz hayat iki cinsli biyolojiye göre tasarlanmıştır. Bu modelin çalışması için yâni biyolojik çoğalmanın gerçekleşmesi için erkek ve kadın arasında bir tür etkileşimin olması gerekir. Bu etkileşim için de mantıklı bir sebebin olması gerekir. İşte insanlara verilen cinsi his ve bunun gerçekleşmesi ile elde edilen cinsi duyu, bu etkileşim için gerekli olan mantıklı sebebin ta kendisidir, aksi halde erkek ve kadın cins ilişkisi başlamayacaktı ve biyolojik çoğalma da gerçekleşemeyecekti.

Fakat cinsî hissin diğer altı zorunlu bedensel fiil gibi insan vücudunun yaşaması için hiç de gerekli olmadığı ve yine cinsi duyunun da diğer beş duyu gibi istemsiz değil istemli olduğu ve yaşarken insan vücudunun bazı hareket ve eylemleri gerçekleştirebilmesi için hiç de gerekli olmadığı gâyet açıktır. İşte bu yüzden erkek ve kadın evliliği farz kılınmamıştır. O halde evli olmayan bir er kişinin, gerçekte istemli olarak çalışan cinsî hissini tek başınayken etkinleştirmesi ve fiilen bir hanımı olmamasına rağmen, cinsî duyu elde etmeye çalışması Allah'ın ezelde tasarlamış olduğu evlilik kurumunun varlık sebebine aykırıdır. Bu aykırı duruma düşmekten çokca sakınmalıdır. Ya Hz. Peygamber'in evlilik sünnetini gerçekleştirmek için her türlü gayret gösterilebilir ya da derviş Yunus Emre'nin zor yolu seçilebilir. Fakat bu zor yolu bilerek ve anlayarak seçmek, sıradan kişiler için imkânsız sayılabilir.
 

Elveravelbera

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Arkadaşım zikir hatırlamak veya sürekli aklında ve kalbinde bulundurmak demektir.
Allah subhanehu veteala her zaman hatırlanmalıdır fakat günah işleyeceğin zaman daha çok hatırlaman lazım ve her anını O'nun huzurunda olduğunu hatırlayarak geçirmeye çalışman lazım.Nefsi emmare sürekli günahı emreder onu nefsi mutmainne rütbesine yükseltirsen razı olunmuş ve bağışlanmış olarak cennete girersin inşaallah.
 

Ebu SILA

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Selamınaleyküm
ilk öncelikle hayırlı günler. Aklıma takılan çok soru oldu sizinle paylaşmak istedim.

İlk öncelikle ben namaz kılmayı çok istiyorum, ama Allah'ı hep kötü durumlarda hatırlıyorum yani her durumda anmıyorum. Kafamda da soru işaretleri oluşuyor zaten kılsam kabul olunmaz, Allah'ı hep kötü günde hatırlıyorum iyi günde anmıyorum şükretmiyorum gibisinden.

İkinci olarakta çok fazla istimna (mast.) yapıyorum yavaş yavaş azalttım ama hep tövbe ediyorum yemin edip ama yine de yapıyorum. Bu durumun bir sakıncası var mı?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Bu soruyu bir forumda daha sordum ama cevap veren kimse olmadı lütfen yardım edin.
Aleyküm selâm, acizane sana tavsiyem
Çokça tevbe ve istiğfar et ve Allah Teâla, nin isim ve sifatlariyla ilgili bir kitap oku.
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Selamınaleyküm
ilk öncelikle hayırlı günler. Aklıma takılan çok soru oldu sizinle paylaşmak istedim.

İlk öncelikle ben namaz kılmayı çok istiyorum, ama Allah'ı hep kötü durumlarda hatırlıyorum yani her durumda anmıyorum. Kafamda da soru işaretleri oluşuyor zaten kılsam kabul olunmaz, Allah'ı hep kötü günde hatırlıyorum iyi günde anmıyorum şükretmiyorum gibisinden.

İkinci olarakta çok fazla istimna (mast.) yapıyorum yavaş yavaş azalttım ama hep tövbe ediyorum yemin edip ama yine de yapıyorum. Bu durumun bir sakıncası var mı?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Bu soruyu bir forumda daha sordum ama cevap veren kimse olmadı lütfen yardım edin.
Aleykum selam

Arkadaş cevreni değiştir sosyal medyadan uzak dur. Önce bi şeytan senden uzaklaşsın haramlara yakınlaştıkça hayr dan uzaklaşırsın. Yaşının genç oldugunu varsayıyorum.

Namaz vakıtleri camiye git evde kılma once bı camide o atmosferi yakala kendin gibi genclere birde gençken yapamadıklarını ihtarlıdığında ıkı buklum yapmaya calısan ihtiyarlara bak.

Birde şunu unutma her güzel vakti gelince çirkinleşir sonbahar gibi kış gibi .bu dunya da vakti gelince o ugruna kapıldıgın dunyanın süsleri gibi çirkinleşecek o gun senın elinden ne tutacak ?

Etrafımızdakı dunyaya kapılan insanların sankı kıyamet yokmuş gıbı hareket etmesi seni aldatmasın onlar erteliyorlar ama ALLAH o gunu ertelemeyecek. Quran okumadığını varsayayıyorum cunku az çok ayet meal bilen bir kimse azıcıkda olsa namaz kılar oruc tutar. Quran meali oku en once onu yap yapkı bilgin pekişşin.
Sonra ki mesele ALLAH korkusudur. ondan hakkıyla korkarsak biz iman etmiş oluruz. Köpekten korkan silahtan korkan kimse on lardan daha buyuk guc ve quvvete sahıp yaradandan korkmuyor. Misal gök gürlediğinde şimşek çaktığından sana çarpıp ıkıye ayırmamasından ne kadar emin olabılırsın ? Ama işte yuce rabbimiz ALLAH insana iman etmesi için muhlet verir merhamet eder taki ölüm gelip onu ahirete götürene kadar. Misal sen o pisliği kotuluğu yaparken ölsen halin ne olur ? Hala vakıt varken kardeşim ALLAH tan hakkıyla kork ve ertelediğin ibadetlerine sıkıcı sarıl gunahlarından bağışlanma dile ki cehennemlik olmaktan cehennem yakıtı olmaktan kendini koru.
 

HAMAS

İyi Bilinen Üye
Site Emektarı
Birinci konu için çevrende konuştuğun, oturup kalktığın kişiler ne kadar düzgün olursa bu da senin hayatına o kadar etki eder. Sana sohbetlere veya vakıf, dernek gibi yerlere git desem veya bu gibi yerlere gidenler ile dostluk kur desem biraz zorlanırsın. Yaşını bilemiyorum. Fakat yakın çevrende seni tanıştıracak veya götürecek veya giden birisi var ise ondan yardım alabilirsin. Yok ise de bulunduğun bölgeye göre seni yönlendirebilirim.

İkinci konu da ise seni bu duruma sevk eden, aklına gelip bu şekilde rahatlamana sebep olan her türlü kişi, ortam, görüntü vs gibi şeylerden uzak durabilirsin. Örneğin ben İstanbul'a bir kaç kez ekonomik olsun diye toplu taşıma ile gitmeyi tercih ettim. Fakat et pazarından farksız bir hal almış toplu taşıma araçları ve sokaklar. O yüzden artık her yere kendi aracım ile gidip sokaklarda çok fazla dolaşmamaya özen gösteriyorum. Ayrıca kafamı da yerden kaldırmıyorum. Örneğin İstanbul'da kadköy,baskırköy,beşiktaş,beyoğlu gibi ilçelere gideceksen zaten işin zor. Gözün bu gibi şeyleri gördükçe ve tv,internet gibi yerlerde gördükçe insani olarak ihtiyaçların doğacaktır. Bunun da çözümü evliliktir. Tabi bu şu aşamada mümkün değil ise ihtiyaç oluşmaması için yukarıda söylediklerime dikkat edebilirsin. Bir de durumu şöyle düşün hangi hal üzere ölürsek o şekilde dirileceğiz. Bulunduğun o hal üzere de kimse dirilmek istemez. Veya o şekilde bir depreme yakalansan ve seni öyle çıkarsalar halini bir düşünsene ?

Allah sana selamet versin.
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt